• ../
  • ../
  • ../
  • ../
  • ../
  • ../
  • ../
  • ../
  • ../
  • ../
  • ../

 

 

 

Çıkrık Köyü 

 

 

İstanbul Başbakanlık Arşiv Dairesi'ndeki Osmanlı Devleti belgelerinden elde edilen kaynak bilgilere göre Çıkrık köyünün 500 yıl önceki tarihi bilinmektedir. O tarihlerde Çıkrık Köyü, Kalfetoğlan ve Musaköy adıyla anlatmaktadır.

Neden Çıkrık Adını Aldı? 

 

Köyün sırtını yasladığı Akdağ'ın etekleri, o yıllarda çam ormanlarıyla kaplıymış. Karey'deki Musaköy’den, Çıkrık Köyü'nün şimdiki bulunduğu yere gelen çıkrık ustaları buradaki çam ağaçlarından çıkrık yaparlarmış. İp bükmeye yarayan bu çıkrıkları da satarlarmış. Köyün adının da bir olasılıkla yapılan çıkrıklardan aldığını sanıyoruz. Geçmişte çam ormanlarıyla kaplı olduğu söylenen Akdağ'ın eteklerinin zaman içinde kesile kesile yada bir yangın sonucu yok olduğu var sayılmaktadır. Şimdi bu yamaçlar ardıç ağaçlarıyla kaplıdır. Çıkrık'ta kendir üretimin, kendirden oluşturulan ip, sicim ve urganında Çıkrıklılar için yakın zamana kadar büyük gelir kaynağı olduğu bilinmektedir. Köyün güneyinden geçen Uluyol, eskiden kervan yoluymuş. Bundan 50 yıl öncesine kadar Çıkrık, kervancıların yeriydi.

 

Ahmet Serin Çıkrık üzerine yazdığı "Kervanlar-Devranlar" başlıklı yazısında bu konuyla ilgili şöyle azmaktadır.

 

Kervancılar Çıkrık'ta alış veriş yaparlar. Getirdikleri mallardan satarlar. Köyden vişne, elma, kayısı ve ceviz kurusu ile çıkrık aleti vb. alırlar, kendirden işlenmiş ip, sicim, urgan, yular, heybe, torba ve çuval alırlar. İşlenmemiş kendir lifleriyle yüklerini tamamlarlar. Bunlar hem kendi ihtiyaçları olan ve kolay satılan mallardır. Uluyol sayesinde Çıkrık'ta kendir tarımı çok gelişir. Kendirin cılız ve kısa olanları ıslanıp kurutulduktan sonra sopalarla dövülerek lifleri çıkarılır. Çıkan liflere kecin denir. Kecin el çıkrıklarında çekilip büküldükten sonra çul, çuval, heybe, torba dokunur. El çıkrıkları seyyardır. Sicim, urgan bükülen çıkrıklar direk duvarlarda, dört makaralı bir tablada sabittir.

 

Sabit çıkrıklar üç kişiyle çalıştırılır. Bir kişi sicimle makaraları çevirir. İpi büken usta eleman belindeki kendir liflerini el çabukluğuyla ekleyerek ipi büker. Dört ayrı bükülmüş tek kat ip dört kanallı tokmak aracılıyla birleştirilir. Üçüncü kişi bu anda bir çengelle kırışma, dolaşma olmasın diye ipi kuvvetlice çeker. Böylece bükülen sicim, urgan kalburdan çıkma gözenekli sırımla gebrelenir, sıkıştırılır, pekiştirilir.