KAYITLAR  |  DEFTERE YAZ
Gönderen:
Grafik

Yer:
Diğer

Tarih:
22 Ağustos 2010, Pazar
00:40

Alıntı Yap: Grafik

Teşekkürler gerçekten güzel bir site olmuş
Yukarı   Web: www.teknotrik.com       
 
Gönderen:
mustafa tümen

Yer:
Diğer

Tarih:
02 Ağustos 2010, Pazartesi
12:59

Alıntı Yap: mustafa tümen

merhaba ben almanyadan mustafa memleketimi çok özledim burdan herkese çok selam iletiyorum
Yukarı Mail: dogancay06@gmail.com         
 
Gönderen:
aziz Doğançay

Yer:
Diğer

Tarih:
02 Ağustos 2010, Pazartesi
12:59

Alıntı Yap: aziz Doğançay

web siteniz gerçekten güzel olmuş sizleri de kendi köy sitemize bekleriz çalışmalarınızda başarılar Akocak köyü
Yukarı Mail: info@akocakkoyu.com  Web: www.akocakkoyu.com       
 
Gönderen:
mustafa kalalari

Yer:
Diğer

Tarih:
29 Temmuz 2010, Perşembe
19:39

Alıntı Yap: mustafa kalalari

web sitenize tesadüfen rastladım .çok güzel ve yararlı olmuş.tebrikler
Yukarı Mail: mustafaa@hotmail.com  Web: www.nabervideo.com       
 
Gönderen:
Muzaffer Gündoğar

Yer:
Çorum

Tarih:
18 Temmuz 2010, Pazar
13:48

Alıntı Yap: Muzaffer Gündoğar

Tüm Çıkrıklılara, sevgi ve içtenlikle sunuyorum.

Çıkrık köyü Çorum'un güneydoğusundadır.
Doğal güzelliklerin her çeşidi ondadır.

Akdağ'ın eteğine güne yamaç kurulmuş,
Görenler hayran omuş, devdalanmış, vurulmuş.

Akdağ karşısındaki Karadağ'dan yüksektir.
Bir adı Kırklar Dağı, hem eşsizdir hem tektir.

Aytaş suyu denilmiş Kırklar'dan inen suya
Çıkrık'ın her yanını dönüştürmüş koruya.

Koru demek yetersiz, her yan meyve ormanı.
Çıkrıklı eğitimle derde bulmuş dermanı.

Köyönü, Pınarcıklar, Kavak, Karey, Kuycak'ta,
Meyvelik, sebzelikler oluşmuş dört bucakta.

Akdağ'da Suludere Çıkrık toprağındadır.
Yayla'sı, Evkaya'sı gönül otağındadır.

Çıkrık benim köyümdür, bu toprakta köklerim.
Burda doğmuş, yaşamış göçmüştür büyüklerim.

Uzağında olsak da zaman zaman köydeyiz.
Bundan sonra şiirde, romanda, öyküdeyiz.

Köye olan sevgimiz, özlemimiz bir dağdır.
Yüreğimiz tüm köyün sığacağı otağdır.

Muzaffer Gündoğar

Yukarı Mail: muzaffergundogar@hotmail.com         
 
Gönderen:
Muzaffer GÜNDOĞAR

Yer:
Çorum

Tarih:
18 Temmuz 2010, Pazar
00:14

Alıntı Yap: Muzaffer GÜNDOĞAR

Muzaffer GÜNDOĞAR
SİNSİN OYUNU

Köylü ilk yazdan son güze kadar, yazıda yabanda işiyle gücüyle cebelleşir; kış dirliğini düzerdi. Yani kışlık yiyecek, giyecek ve yakacağını temin ederdi. Bundan böyle onlar artık, kış boyunca sırtüstü yatıp, dinlenecektir. Kış, bir bakıma avaralık mevsimidir. Tüm köylü köyünde, evindedir artık. Yazı yaban, bağ bahçe işi yoktur. Ancak; oğlunu yada kızını evlendirecek olan aileler, yıllık kazançlarının bir bölümüyle düğün hazırlığı yapmışlardır. Mevsimin Kış olması düğüne engel değildir. Hava soğuktur, kar, fırtına vardır, denilmez. Fırsat, bu fırsattır diyerek, düğün dernek kurulur kış avaralığında. Köyün gençleri, düğünü şenlendirmek için oyunlar çıkarır, halay çekerler. Akşamları da şenlik olsun diye, sinsin ateşi yakılır, sinsin oynanır. Sinsin ateşi ya caminin önündeki alanda; yada Dereyol Mahalle deki Sığır Eğreği ne yakılırdı. Adam boyunca meşe odunu yığılır, üzerine de gazyağı dökülüp tutuşturulurdu. Biz buna, sinsin ateşi deriz. Gece zifiri karanlıktır. Tüm köyün erkekleri yediden yetmişe, Sinsin ateşinin çevresinde geniş bir halka olmuşlardır. Yanan odunların yalımları alev alev yükselir göğe yukarı. Gecenin zifiri karanlığında şavkı tüm köyü aydınlatır. Sinsin ateşinin çevresinde de davul gümbürtüsü, zurna sesi eşliğinde köyün yağız delikanlıları kıran kırana sinsin oynarlar. Sinsin nasıl oynanır?
Gençlerden birisi yanan sinsin ateşinin önüne çıkar. Bir eli sırtında, bir eli de alnında, ateşin çevreside dönerek, halka olmuş insanları gözetler. İzleyen gençlerden birisi ortadaki oyuncuya saldıracak kişi kalabalığın arasına gizlenip onun kendisine en yakın olduğu konumda iken ok gibi fırlayıp saldıracak, onu safdışı edecektir. Ortadaki ateşin koruyuculuğunu da bir süre o alacaktır. Ortadaki oyuncu da saldıracak kişiden darbe almadan kaçmak için her an tetiktedir. Arada bir ellerini birbirine çarparak, haydah!.. diye bir nara atar. Döner ateşin çevresinde. Kışkırtır diğer gençleri oyuna katmak için. Sinsin oyunun kuralında ortadaki oyuncuya arkadan gelip, habersiz saldırmak yoktur. Kovalayan kişi karşıdan gelecek, ona kaçma fırsatı verecektir. O kaçarken de ardından yetişebilirse, can yakmayacak biçimde sırtına bir şaplak vuracaktır. Kaçansa, çevik şaşırtmacalarla kovalayandan bir fiske bile yemeden kurtulmaya çalışacaktır. Bu kez kovalayan oyuncu ortada dönecek; oyun, kaçan kovalayan biçiminde sinsin ateşinin çevresinde sürüp gidecektir. Bazen hızını alamayan gençlerden bazıları, adam boyunu aşan bu alevlerin üzerinden öte yana da atlarlar. Bu tamamen aklı kullanmak, çeviklik, pratiklik hızlı koşma ve kendini 9kanıtlama yarışıdır.
En iyi sinsin oynayan, bizim köyden rahmetli Pehlivan Bekir di. Boylu boslu, Herkül yapılı, babayiğit bir adamdı. Sinsinde kovaladığı kişiye üç beş adımda yetişir, ensesinden yakalayıp, çocuk kaldırır gibi tek eliyle havaya kaldırır, ayaklarını yerden keserdi. Kimseyi incitmezdi. Kendisini kovalayana da yakalanmazdı hiç.
Her şey, o güzel insanlarla birlikte yok olup gitti. Anılarıysa, yaşayanların belleklerinde kaldı.



Yukarı Mail: muzaffergundogar@hotmail.com         
 
Gönderen:
MUAZZEZ HOŞGÖR

Yer:
İzmir

Tarih:
08 Haziran 2010, Salı
15:32

Alıntı Yap: MUAZZEZ HOŞGÖR

Çorum Benim Memleketim
Kurulmuş bir düz ovaya
Çorum benim memleketim
Sahip mis gibi havaya
Çorum benim memleketim

İnsanları kalbi güzel
Düzeni kendine özel
Okunur türküler gazel
Çorum benim memleketim

Alevi Sünni el ele
Yaşarlar gönül gönüle
Benzer has bahçede güle
Çorum benim memleketim

Yaşıyorlar türkü türkü
Eylemişler baba yurdu
Dost yapıyor kuzu kurdu
Çorum benim memleketim

Dertlerimin dermanıdır
Bu gönlümün fermanıdır
Yiğitlerin harmanıdır
Çorum benim memleketim

Latifim doğmuşum orda
Yaradan koymasın darda
Vatan olmuş kuşa kurda
Çorum benim memleketim
Yukarı Mail: muzobjk@hotmail.com         
 

Toplam Kayıt Sayısı: 68 Toplam Sayfa Sayısı: 10
1. 2. 3. 4. 5. . . . 8. 9. 10. [»] [»»] 
© 2008 Ziyaretçi Defteri Tüm Haklari Saklidir
ÇIKRIK KÖYÜ Ziyaretçi Defteri